Yere İşlenmiş Resimler - Geoglifler

09 Haziran 2021

Medeniyetler yükseldikleri topraklara izler bırakarak var olmuşlardır. Kimisi yüzyıllarca ayakta duracak ihtişamlı yapılar, kimisi binlerce yıl sonra keşfedilecek ibadetgâhlar inşa etmişlerdir. Bu yapıların bazıları gösteriş, bazıları sanat, bazıları hayatı kolaylaştırmak, bazıları yaratıcıya saygılarını sunmak için, bir kısmı da bir mesaj verme amacı güdülerek yapılmışlardır. Dilerseniz örnekler üzerinden giderek geogliflerin en bilinenleri hakkında fikir sahibi olalım.

Öncelikle, bizim medeniyetimizce yere işlenen mesajlardan biri olarak aşağıdaki örneği verebiliriz:



Çanakkale boğazının bir yakasından verilen bu mesaj tarihin akışını değiştiren bir olayın gelecek nesillere aktarılmasının en güzel örneklerinden biri olarak 61 yıldır yerinde duruyor.

Bizden bir diğer örnek ise aşağıdaki olabilir:



Kıbrıs’ta, Beşparmak Dağları’nın eteklerindeki bu 12 futbol sahası büyüklüğündeki (yaklaşık 80 dönüm) geoglifin ebatlarının daha iyi anlaşılabilmesi için lütfen önce linkteki videoya, sonrasında da aşağıdaki görsele bakın.


Dünyadaki geoglif örneklerinin bir kısmı yukarıda verdiğimiz örnekler gibi uzun ömürlü nesnelerin belirli bir düzende sıralanması ile olurken, bir kısmı da toprağın oyulması ya da kayaların aşındırılması ile gerçekleştirilmiştir.

Toprağın yaklaşık 1 metre kadar oyulması ve kireçtaşı ile doldurulması ile gerçekleştirilen ve İngiltere’de bulunan Uffington Beyaz Atı geoglifinin yaklaşık 3000 yaşında olduğu tahmin ediliyor.



Yukarıdan küçük gözüken kafa kısmının yakından görünüşü ise aşağıdaki gibi:



Eğer düzenli bakım yapılmazsa kısa süre içerisinde etrafında büyüyen otlar ile görünürlüğü oldukça azalıyor. Bu sebeple düzenli temizlik ve kireçleme gerçekleştiriliyor. Bu geoglif o kadar belirgin ve ayırt edilebilirmiş ki, 2. Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından navigasyon amaçlı kullanılmasının önüne geçmek için üzeri örtülmüş.

Bu at figürünün kökenine dair bir teori, güneşin özellikle Aralık ayı gibi olan konumu itibariyle sanki bu at tarafından çekiliyormuş gibi görünmesinden hareketle mitolojik bir inanca işaret ediyor. (Sun Chariot - Güneş Arabası)



Yerin oyulması ile yapılan bir diğer geoglif olan Amazon geogliflerinin hangi amaçla yapılmış olduğu tam olarak bilinmese de dini bir ritüel için kullanıldığına dair genel bir görüş hakim.

 

 

Bu geogliflerin ortaya çıkışı aslında biraz da üzücü bir gerçeği bizlere gösteriyor. Amazonlardaki ormanlık alanların azalması ile daha önce ağaçlarla kaplı olduğundan görülemeyen bu geoglifler gün yüzüne çıkmışlar.

Bu geogliflerin yapısı biraz da meşhur Stonehenge’i andırıyor.


Bolivya’nın batısında yer alan bir volkan olan Sajama Dağı yakınlarında yer alan ve toplamda on binlerce kilometre uzunluğundaki Sajama çizgileri Dünya’daki en büyük geoglifler.



Bu, 3000 yıl evvel, 3-4 metre genişliğindeki neredeyse tam bir doğru olarak çizilmiş çizgilerin ne amaçla çizildiğine dair uzmanların ortak bir görüşü olmamakla birlikte, kutsal mekânları birbirine bağlayan ve inananların düzenli aralıklarla kat ettikleri yollar oldukları görüşü ağır basıyor.



Çizgilerin tamamına bakıldığında çizgilerin kesiştiği bazı merkezler olduğu görülebiliyor. Bu merkezlerde önemli yapı ve tapınaklara ait kalıntılar tespit edilmiş. Bu açıdan bakıldığında bu “gizemli” çizgilerin bir benzerini günümüzde bizler de çiziyor olabiliriz:

 

 

Geogliflere bir diğer örnek de Kazakistan’dan. 3000 yıl önce yere çizilmiş bu şeklin bir yol ya da bir barınak ya da bir tarım alanı ya da bir hayvan figürü olmadığı aşikâr.



Daha çok bir tricopter’e benziyor ve fakat o devirde herhangi bir kopter mevcut değildi.


Talon Tri-copter (GrabCAD bağlantısı)


Orta Doğu’da, Suudi Arabistan’dan, Suriye’ye kadar pek çok yerde görülen geogliflerin de barınak ya da ağıl kalıntıları olduğu düşünülüyor ve taş yapıların geçmişi 8000 yıl öncesine kadar gidiyor.

  


Birçok kişinin yıllarca fark etmemiş olmasının sebebi yerden aşağıdaki şekilde görülüyor olmaları. 



Ağıl planları günümüzde de karmaşık. Bu görseli gördüğünüzde 8000 yıl önceki halini gözünüzde daha rahat canlandırabiliyorsunuz.


Görsel Ziraat (Agriculture) sitesinden alınmıştır.


Ve son olarak da geogliflerin en bilineninden bahsedelim. Peru’da bulunan Nazca Çizgileri:

 

 

Bu şekillerin yıldızların konumlarına dair simgeler mi, uzaydan gelen ziyaretçilerin yollarını bulmaları için işaretler mi yoksa dini törenler için kullanılan kutsal mekânlar mı olduklarına dair sayısız fikir ortaya atılmış durumda. Bu fikirlere takip eden yıllarda yenileri de eklenecektir. Ben bana en yakın gelen fikri sizlerle paylaşmak istiyorum. Su.

Kadim Peru halkı yağmur yağsın diye, su gelsin diye, suyun bol olduğu yerlerde gördükleri hayvanları, nesneleri, şeyleri yere çiziktirmişler. Çiziktirmişler ki tanrılar orayı da verimli toprak sansın, yağmur yağdırsın; bereket gelsin.

Yukarıdaki görselde astronot dedikleri pekâlâ yüzen bir adam olabilir. Ya da “hands” (eller) ve “tree” ağaç dedikleri birer deniz bitkisi olabilir.

 

 

Spiraller ve üçgenlerin de deniz kabukluları olması şimdi sizlere de çok mantıklı gelecek:

Bir süre evvel yapay zeka kullanılarak Peru’da 143 yeni geoglif tespit edildi. Çıplak gözle yerden zaten görülemeyen, yukarıdan ise hafif silinmiş olduğundan belirli bir forma benzetilmesi çok güç olan oldukça silik çizgiler yapay zeka yardımı ile ortaya çıkarıldı. Aşağıda bununla ilgili bir video paylaşıyoruz.

Bundan binlerce yıl sonra, medeniyetimizi başka bir galakside, başka bir gezegende sürdürürken Dünya üzerinde bıraktığımız izleri keşfedecek başka türlere ne gibi mesajlar bırakacağımızı düşünerek hareket edersek mavi gezegenimizde daha uzun süre huzur içinde yaşayabileceğimizi düşünüyorum. Bu kaşif arkeologlar belki kendini dondurmuş kişileri bulup bunlara mumya diyecekler ya da bankalarımızdaki külçe külçe altınları bulup kral mezarı diyecekler ya da NBC sığınaklarımızı bulup dini ayinlerin gerçekleştirildiği ibadethaneler diyecekler. Ancak toprağın kilometrelerce altına gömülmüş çöp dağlarını bulduklarında bizim ne olduğumuzu anlayacaklar.


 

Bir sonraki yazımıza kadar Dünya’ya ve insanlığa bıraktığınız izi gözden geçirin.


Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap