AVRUPA'NIN ÇILGIN PROJESİ: KUZEY AVRUPA ÇEVRELEME BARAJI

14 Haziran 2021

Bir toplantı odası düşünün… İçini Alman şansölyesi, Fransız devlet başkanı ve daha adını bile bilmediğimiz nice Avrupalı bürokratla doldurun. Bu kadar insan bir araya gelirse sizce hangi konu hakkında konuşurlar? Sağlık mı? Güvenlik mi? Ya da siyaset?

Cevap çok basit… Türkiye’nin çılgın projeleri.

Şaka bir yana, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin açıkladığı “Çılgın Projeler” (gerekli veya gereksiz olmaları bu yazının konusu değil), Çin Halk Cumhuriyeti’nin yeni İpek Yolu Projesi derken, Avrupalılar tüm arkadaşları Magnum yerken kendilerini Meybuz kemiren çocuk gibi hissetmiş olacak ki, küresel ölçekteki son “Çılgın Proje” fikri onlardan geldi: " Kuzey Avrupa Çevreleme Barajı (North European Enclosure Dam)"

Kısaltması çok havalı bir şekilde N.E.E.D (İngilizce ihtiyaç) olan ve bana “güzel PR çalışması dostum” dedirten bu proje nedir, ne değildir, kıskanma sırası bize mi geldi, hepsini bugün tartışacağız.

1) Kuzey Avrupa Çevreleme Barajı (N.E.E.D) Nedir?

Küresel ısınma hepinizin malumu. Buzullar her geçen gün daha hızlı eriyor ve deniz seviyeleri her yıl biraz daha  yükseliyor. Şu an için alarm zilleri tam olarak çalıyor olmasa da, yakın gelecekte Avrupa’nın bazı bölümlerinin deniz seviyesi altında kalması ve milyonlarca insanı mecburi göçe zorlaması beklenmekte. İşte bu sebepten, her şeyi önceden planlamaya bayılan sıkıcı Avrupa ülkeleri, yükselecek deniz seviyesinin etkisini en aza indirmek için kafalarını çalıştırmaya başladı.

N.E.E.D en basit anlatımıyla İngiltere-Fransa ve İskoçya-Norveç arasına devasa bentler çekerek, Büyük Britanya, Fransa, Norveç, Hollanda, Almanya, Danimarka ve Belçika arasındaki Kuzey Denizini baraj gölü haline çevirme projesidir.


Günümüzde Dünyamızın ortalama sıcaklığı, sanayi devrimi öncesindeki yıllara göre 2,0°C daha yüksek. Dünya ortalama sıcaklığının, önümüzdeki yüzyıllarda 2,0 - 4.9°C derece daha artması öngörülüyor. Bu sıcaklık artışıyla beraber, kaçınılmaz olarak buzullar erimeye ve Dünya genelinde deniz seviyeleri yükselmeye devam edecek.

Yapılan ölçümlere göre, şu anki deniz seviyesi, 1880 yılı seviyesine göre 21 cm daha yüksek. Bilim insanları Dünyamızın ortalama sıcaklığındaki her 1°C artış için, deniz seviyesinin 2,3 metre yükseleceğini öngörüyor. Deniz seviyesinin 2100 yılına kadar 1-2 metre, 2500 yılına kadar ise neredeyse 10 metre yükselebileceğinden korkuluyor. Kısacası deniz seviyesinin yükselmesi tüm insanlığa, fakat daha çok okyanus kıyısında yaşayan insanlara, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir tehdit yaratmakta. Deniz seviyesindeki yükselmeden, 15 Avrupa ülkesinin ve toplamda 25 milyon Avrupa’nın doğrudan etkilenmesi bekleniyor. Bu insanların evlerinden, işlerinden ve yaşadıkları topraklardan ayrılıp göç etmeleri gerekecek. Etkilenmesi beklenen 25 milyon Avrupalının çoğu Hollandalı olacağı için, N.E.E.D projesinin Hollanda’da ortaya çıkması kimseyi şaşırtmamalı.

2) Denize Baraj mı Yapılır Yahu?

Valla kuruluyormuş, ben de yeni öğrendim. Yüzyıllardır denizle mücadele eden ve topraklarının bir kısmı deniz seviyesi altında olan Hollanda, bu konuda teknik otorite kabul ediliyor. N.E.E.D projesi kapsamında önerilen bentlerden, Fransa-İngiltere arasında olanı 161 km uzunlukta ve 85-102 metre derinlikte, İskoçya-Norveç arasında olanı ise 476 km uzunlukta ve 127-321 metre derinlikte olması gerekiyor.


Toplamda 637 km uzunluğa ve 100-300 metre arasında değişen derinliğe sahip olacak olan N.E.E.D projesi, gerçekleştirilirse, insanlık tarihinin en büyük mühendislik projesi olacak. Başlangıçta 100-300 metre arasında değişiklikler size çokmuş gibi gelse de, petrol endüstrisinde çok daha derin sularda sondaj platformları kurulduğunu hatırlatmak isterim.

Bugüne kadar denizi kontrol etmek için yapılmış en büyük yapılar Hollanda’daki Afsluitdijk ve Güney Kore’de bulunan Saemangeum Seawall imiş.


Afsluitdijk 32 km uzunluğunda, 11 metre yüksekliğinde ve 90 metre genişliğinde. Saemangeum Sewall ise 33 km uzunluğunda, 36 metre yükseklikte ve 290 metre genişlikte. Bu iki proje ve Dünya genelinde benzer projelerin “hacim”lerini ve proje maliyetlerini karşılaştırarak bir hesap yapmaya çalışan araştırmacılar, N.E.E.D projesinin 250 ila 550 milyar Euro arasında bir bedelle yapılabileceğini hesaplamışlar. Tabi ki bu tahmini proje bedeli tek seferde “çat” diye ödenmeyecek, N.E.E.D projesinin onaylandığı takdirde yaklaşık 20 yılda tamamlanabileceği düşünülüyor. Bu durumda, projenin yıllık maliyeti, deniz seviyesi artışından etkilenmesi beklenen 15 Avrupa ülkesinin gayri safi yurtiçi hasılalarının 0.07-0.16%’si mertebesinde olacak.

3) Kuzey Denizi Bentlerle Kapatılırsa, Gemiler Nasıl Girip Çıkacak?

N.E.E.D projesinin talihsiz bir yönü de, Avrupa kıtasının en büyük limanlarının çevrelenen alan içinde kalacak olmasıdır. Rotterdam, Antwerp, Hamburg, Amsterdam, Bremerhaven, vs... limanlarının etkilenmeden çalışmasının yolu bulunmadıkça, N.E.E.D projesinin gerçekleşmesi çok zor.


Fakat projenin ardındaki beyinler, bunun da çözümü olduğunu düşünüyor. Bentler üzerine inşaedilecek bir dizi bent kapakları ve havuzlar ile gemilerin giriş çıkışlarının, Panama kanalında olduğu gibi kontrollu yapılması mümkün olabilir.

 

Bent kapağı çözümünün tercih edilmemesi durumunda, bent duvarlarının iki tarafına kurulacak limanlar ile, Avrupa’ya gönderilen kargoların bentin dış duvarındaki limanda indirilip, bentin üzerinden, iç duvardaki limanda bekleyen gemilere aktarılması da mümkün. Bütün bu aşamalar ekstra zorluk adımları gibi gözükse de, Gemicilik şirketlerinin bu çözüme sıcak bakması bekleniyor. Zira deniz seviyelerindeki yükseliş bu veya başka bir şekilde engellenmezse, Avrupa’nın büyük limanlarının bir çoğu sular altında kalacak.

4) Peki Göl Haline Gelecek Kuzey Denizi Nasıl Etkilenecek?

Kötü etkilenecek. İnsanoğlu değil miyiz, illa kaş yaparken göz çıkaracağız. Kuzey Denizi’nin okyanuslarla bağının kesilmesiyle dalgaların ve taze oksijenli suyun devinimi büyük ölçüde engellenecek. Sonuç olarak yıllar boyunca yağacak yağmurların ve Kuzey Denize’ne dökülen nehirlerin de etkisiyle, Kuzey Denizi yaklaşık 100 yılda bir tatlı su gölü haline gelebilir. Eğer bu olursa tuzlu su ekosistemi tamamen çökecek, balıkçılık bitecek ve tamamen yepyeni bir ekosistem oluşacak.

5) Kapanış

Sevgili okuyucularımız, N.E.E.D gerçekten sıradışı bir mühendislik projesi ve her aşamasında halledilmesi gereken türlü zorlukları var. Avrupalılar N.E.E.D’i şuan için son çare olarak görüyorlar ve tüm enerjilerini iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini geri döndürmek için kullanıyorlar.

Beni bu yazıda en çok etkileyen şey, N.E.E.D’in gerçekleşmesi durumunda Kuzey Denizi’nin tatlı su gölü haline dönüşmesi ihtimali oldu. Bu ihtimalin, insanoğlunun yaptığı yanlışların belirli bir noktadan sonra geri dönüşünün olmayacağının en büyük kanıtı olduğunu düşünüyorum.

Bir sonraki yazımıza kadar, siz siz olun denize sıfır yazlık sakın almayın…


Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap