Psikoaktif Maddeler

Dizilerden, filmlerden ve haberlerden, farklı maddelerin bilinç üzerindeki etkileri hakkında hepimiz az çok fikir sahibiyiz. NASA'da çalışan bilim adamları ise bu maddelerin örümcekler üzerinde yarattığı etkiyi görmek için bazı deneyler yapmışlar. Sonuçlar oldukça ilgi çekici.


Fakat yalnızca bu sonuçları paylaşmak siz değerli Sipagetti okuyucuları için yeterince doyurucu olmazdı. Bu sebeple bu sonuçların yanında aykırı bir ressam olan Bryan Lewis Saunders'in kendi üzerinde yaptığı deneyi de karşılaştırmalı olarak göstermek istiyorum. Saunders da farklı maddeler kullanarak, bunların etkisi altında iken kendi portresini çizmiş. Bu iki sanatçının sanatlarını karşılaştıracağız.

Fakat dilerseniz önce biraz örümcek ağını tanıyalım:

Yukarıdaki resimde sağ üstte görülen ve düzenli değilmiş gibi gözüken tek ipe "Sinyal İpi" deniyor. Bu, hem örümceğin herhangi bir tehlike anında güvenli bir şekilde ortamı terk edeceği güzergah, hem de ağın tamamından gelen titreşimleri sessizce beklediği köşesinden duymasını sağlayan yapı görevini görüyor. Dışta kalan ana hatlara çerçeve, içerideki helezonik ağ yapısına ise spiral deniyor. Ortada ise "hub" adını verdiğimiz ağın merkezi yer alıyor. Örümcek ağları üç aşağı beş yukarı bu yapıda oluyor ve örümcekler arasında çok farklılaşmıyor.

Bu noktada bir de "gerçek" Saunders'ı tanımamız ilerideki resimleri yorumlamamız için faydalı olabilir:


1. LSD

Örümcek LSD etkisi altında pek de etkilenmiş gözükmüyor. Ağ gayet düzenli ve muntazam. Yalnız biraz fazla muntazam olabilir zira sinyal ipinin diğerlerinden pek de ayrılır yanı kalmamış. Örümceklerin sinyal ipinin üzerinden her geçtiklerinde bir kez daha ağ atarak burayı sağlamlaştırdığı bilinir. Bunda bir kaç tane var gibi.

Saunders ise bu maddeye farklı tepki vermiş. Kafasının etrafını saran ve onu kafatasının içerisine sıkıştıran bir etki gözlemleniyor. Gözlerinin büyük bir karanlık tarafından çevrilmiş olması da bu etkilerden sanıyorum.

                  

2.Marijuana

Marijuana etkisi altındaki örümcek bir süre sonra ağ yapmanın anlamsız olduğunu düşünmeye başlamış olsa gerek ki bitirmeden bırakmış. Sinyal ipinin yerinde ise yeller esiyor. Pek umurunda olmamış.

Saunders ise portresini tamamlayabilmiş(!). Kafasının orta yerinde sanıyorum kullandığı madde yer alıyor. Boynuna astığı anahtar ise her şeyin çözümüne sahip olduğunu hissettiğini çağrıştırıyor. Uzun araştırmalar sonrasında dahi Saunders'ın kafasının üzerinden çıkan çocuk resminin kim olduğu bulunamamıştır. Fakat spekülasyon yapacak olursam bunun kendi çocukluğu olduğunu düşünüyorum.

3.Benzedrine (Speed)

Speed etkisi altında örümcek ağı, pek de örümcek ağına benzemiyor. Ne doğru dürüst bir çerçeve var, ne de spiraller olması gerektiği gibi. Bazı kısımlarında dikkatini toplayarak güzel güzel örmüş ancak arada dikkati dağılmış ve biraz... saçmalamış...

 Bu resim çok ilginç... Ya Saunders Speed alıp yukarıdaki örümcekten ilham almış ya da Speed etkisi altında insan beyni örümceğinki ile aynı çalışıyor. İki resim arasında yadsınamaz bir benzerlik var. Saunders'ın resmin altına "Örümcek Ağı" diye not alması da cabası.

4.Uyku Hapı

Buna ağ demek bin şahit ister. Bitse de yatsak düşüncesi ağır basmış gibi. "Hub"ını koymuş, bir kaç ağı birbirine bağlamış. Sinyal ipi de hak getire.

Uykusu olan Saunders ise resmini ağır ağır, dinlene dinlene yapmış ve tamamlamış gibi. Kafasını tutan elin kendi eli olmaması ise uyanık kalmak için biraz zorlandığını gösteriyor kanaatimce.



Bu noktadan sonra örümcek ile karşılaştırma yapacak veri elimizde yok zira Saunders'in denediği daha onlarca farklı madde var fakat örümcek üzerinde denenen ve Saunders'in denemediği bir madde var ki hepimiz, muhtemelen her gün tüketiyoruz: Kafein...


Çerçeve mevcut, "hub" var, sinyal ipi var.. Fakat spiraller aceleyle yapılmış gibi. Kafein, günümüzde, kullanımı toplum tarafından genel kabul gören psikoaktif maddeler arasında ilk sırada geliyor. Bir çok yararı olduğu araştırmalar neticesinde ortaya konmuş durumda. Fakat fazla kullanımı da yanında bir takım riskler getiriyor: Uykusuzluk (insomnia), asabiyet/gerginlik, huzursuzluk alınganlık, kalp çarpıntısı... Örümcek kardeşimizin başına gelen de bunlardan biri olsa gerek.

Direkt olarak etkilerini gözlemleyebileceğimiz hayvanlar arasında en barizi örümcek olduğu için bu deneyler için seçildiklerini düşünüyorum. Diğer hayvanlarda da maddelerin etkileri araştırılmaya devam ediyor. Örneğin şempanzelerde kokainin etkileri araştırılıyor. Kokain bağımlısı olan bir şempanzenin grubun diğer fertlerine, bir doz fazla alabilmek için zulmettiği görülmüş. Ayrıca yine kokain etkisi altındaki arıların, polen bulmamış olmalarına rağmen bulmuş gibi diğer arılara direktif verdiği, yani yalan söylediği gözlemlenmiş. Fakat bunların hiçbiri örümceğinkiler kadar bariz sonuçlar değil. Bence bir sonraki deney bir karınca ya da termit kolonisi olabilir. Yuvalarında her yolun bu etken maddeye açılacağına dair bir his var içimde.

Bryan Lewis Saunders'in diğer resimlerine aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilir:

Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap