Besin Ağı

Doğadaki her canlının hayatına devam edebilmesi için besine ihtiyacı vardır. Canlıların bir kısmı inorganik maddeleri kullanarak kendi besinlerini kendileri yaparken, diğer bir kısmı ise diğer canlılar ile ya da bu canlıların kendilerine sağladığı besinler ile beslenir.


Tüm bu birbiri ile beslenme mevhumu aslında yalnızca enerji transferinden ibarettir. Güneş enerjisinin, bitkiler tarafından soğrularak önce herbivorlara oradan da karnivorlara aktarımı ile o habitatın besin zincirinin en üstünde yer alan avcıya kadar taşınması fenomenine "Besin Ağı" diyoruz.

Hepimiz daha önce bir yerlerde bu besin ağının hassas bir dengede olduğunu okumuşuzdur: Örneğin, "Arılar yok olursa insanlığın 4 sene içinde sonu gelecektir." (Einstein'ın söylediği iddia edilir.) sözünü duymuş olmalısınız. Bu söz, "Bal biterse biz de biteriz, bal olmadan olmaz." anlamında söylenmiş bir söz değildir. Düşünen Sipagetti okuyucularının hemen zihninde canlanacağı gibi arıların, bitkilerin tozlaşmasındaki rolü ile başlayan girift besin ağı kastedilmiştir.

Yukarıdaki bu örnek, besin ağının aşağıdan yukarıya doğru nasıl etkileneceği ile ilgili idi. Peki yukarıdan aşağıya doğru da besin ağı etkilenir mi? Örneğin bir ekolojik sistemden, kaplanın çıkartılması bitkilere zarar verir mi? Gelin bunu yaşanmış bir örnek ile görelim:

1926 yılında tüm kurtların tükendiği Yellowstone Milli Parkı'na, 1995 yılında 14 tane kurdun salıverilmesi ile parkta her şey değişmeye başladı:


Kurtların ortalıkta olmamasını fırsat bilen geyikler hunharca üremiş ve bitki namına neredeyse hiç bir şey bırakmayıncaya kadar her şeyi yemişlerdi. Kurtlar, salıverilmelerinden sonra ilk iş olarak, bir kaç geyik yiyerek, geyik popülasyonu arasında rahatsızlık ve gerginliğe yol açtılar. Ve işlerin Yellowstone'da yoluna girmesinin temel nedeni de bu korku ve rahatsızlık idi. Geyikler eski günlerindeki gibi parkın her yerinde sere serpe güneşlenemiyor, her yerde rahatça beslenip, ulu orta dinlenemiyorlardı. Kurtların varlığı, onları nispeten daha korunaklı yerlerde beslenmeye ve dinlenmeye itmişti. Bu sayede geyikler yüzünden bir türlü rahat edememiş, gün yüzü görmemiş bitkiler topraktan fışkırmaya başladı. Ağaçların sayısı her yıl inanılmaz artıyor, sarı taşlardan oluşan bir park haline dönüşmekte olan Yellowstone Parkı (pun intended) yeniden yeşeriyordu. Ağaçların artması, boylarının uzaması ile bu bölge artık kuşlar için de yaşanılabilir bir ortam haline gelmişti. Kuşlar ile birlikte ağaçların gövdelerini, dallarını, yapraklarını kemirmekten çok hoşlanan kunduzlar da bölgede var olmaya başladılar. (Kunduzların mucizelerini aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.)

 

Kunduzların yaptıkları barajlar sayesinde su samurları, balıklar, sürüngenler, amfibi canlılar da kendilerine ev bulmuş oldular. Bu şekilde birbirini bağlayacak şekilde kartallara, kuzgunlara ve ayılara varıncaya değin tüm canlıların sayısı artmaya başladı. Dengeli bir ekosistemin neticesi olarak varlığını iyice güçlendiren bitki örtüsü sayesinde de Yellowstone, insan müdahalesi olmaksızın kendi kendini çevirebilen bir park haline dönüşmüş oldu.

 

Sorumuzun cevabına gelecek olursak; evet, kaplanın (yani en üst avcının) olmadığı bir sistemde bitkiler var olamazlar. Besin ağı hem aşağıdan yukarıya, hem de yukarıdan aşağıya doğru çok kuvvetli bağlarla birbirine bağlıdır.

 

Tüm yazı boyunca aklınızı kurcaladığını düşündüğüm sorunun cevabı ile yazıyı noktalamak istiyorum. Organik/İnorganik demeden, canlı-cansız ayrımı yapmadan, tüm hayvanların etinden, sütünden, derisinden, kanından, her türlü vücut sıvılarından, bitkilerin çiçeklerinden, polenlerinden... kısaca dünya üzerinde bulunan her şeyden öyle veya böyle bir şekilde faydalanan, besin ağının en-en-en üstünde yer alan insan eğer ekosistemden çıkar ise her şey yok olur mu?


Bazı okurlarımızı cevabımızla üzüyor olabiliriz fakat cevap "Hayır". İnsanın olmadığı bir Dünya çok da güzel kendi kendini idare eder; hatta bunca yıldır insanın yol açtığı yıkımı ve zararı da onarabilir.

 

Bu durum, bizim bu ekosistemin bir parçası olmadığımız anlamına mı geliyor?


Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap