Antik İnsanların Muhtemelen Göremediği Renk: Mavi

22 Nisan 2019
Gözlerimiz bir milyona yakın farklı rengi algılayabilen muhteşem organlardır. Fakat her insanın her rengi aynı şekilde ayırt edip edemediği hala tam olarak bilinmiyor. Bir çoğumuz çok yakın bir geçmişte internette popüler olan elbise fotoğrafını hatırlayacaktır. Dünyanın yarısı o elbise için mavi & siyah derken, öteki yarısı beyaz & altın rengi diyordu. Bu karmaşa sadece ışıklandırma veya optik illüzyon ile açıklanamaz. Hatta gün geçtikçe artan araştırmalar, insanoğlunun açıklayamadığı, şekillendiremediği şeyleri aslında göremediğini de gösteriyor. Benzer şekilde bilim adamları eski insanların mavi rengi göremediği veya algılayamadığını düşünüyor.

Bundan 150 yıl kadar önce, daha sonra Büyük Britanya başbakanı olacak olan, William Gladstone, Homeros’un Odysseia destanını okurken Homeros’un renkleri çok garip tarif ettiğini fark ediyor. Homeros betimleme yaparken “bal” için yeşil, “demir” için eflatun, “deniz” içinse koyu şarap renklerini kullanıyor.

Bundan birkaç yıl sonra Lazarus Geiger isimli dil bilimci Gladstone'un gözlemi ışığında antik Çin, Hindu, Arap, İbrani ve İskandinav metinlerini incelediğinde, bu dillerin hiçbirinde “mavi” rengin betimlenmediğini görür. Metinlerinde mavi rengin geçtiği ilk medeniyet, mavi renk boyayı ilk bulan medeniyet olan Mısırlılar.

Firavun Ramses mavi renge şaşkınlıkla bakarken

Aslında dönüp doğaya baktığımızda mavi renk, gökyüzü hariç, neredeyse hiç bulunmamakta. Fakat bu durum antik medeniyetlerde “mavi” için bir renk adı verilmediğini mi, yoksa eski insanların gerçekten mavi rengi göremediklerini mi gösteriyor?

Bu sorunun cevabını bulmak için yapılan araştırmaların birinde Jules Davidoff isimli bir psikolog Namibya’da Himba kabilesi üzerinde bazı testler yapıyor. Testler için Himba kabilesinin seçilmesinin nedeni, Himbaların yağmur ormanlarında yaşamaları ve kendi dillerinde “mavi” renge karşılık gelen bir kelime bulunmaması.

Himbaların gerçekten mavi rengi görüp göremediklerini öğrenmek için Jules Davidoff kabile üyelerinden bir ekranda 12 adet yeşil kutunun arasına yerleştirilmiş mavi kutuyu bulmalarını istiyor.


Himbalar mavi renkli kutuyu bulmakta büyük zorluk çekiyor. Bir kısmı hiç cevap veremiyor, bir kısmı tahminde bulunuyor ama doğru kutuyu bulamıyor, çok ufak bir kısmı ise doğru kutuyu tespit ediyor. Himbalar mavi renk konusunda tam bir hayal kırıklığı olsa da, yeşil renk konusunda bizlerden çok daha iyiler.

Jules Davidoff bu sefer ters bir test organize ederek, ana dili İngilizce olan deneklere 11 adet yeşil kutu ve 1 adet farklı tonda yeşil olan bir kutu göstererek, deneklerden farklı tonda olan yeşili bulmalarını istemiş.


İngilizce konuşan denekler farklı tonda olan yeşili dakikalarca bakmalarına rağmen bulamazken aynı teste sokulan Himbalar farklı tonda olan yeşili birkaç saniye içinde çok kolayca tespit edebiliyor.

MIT’de benzer bir araştırmayı Rus denekler üzerinde 2007 yılında yapıyor. Rusçada mavi kelimesi yok ama bunun yerine açık mavi (goluboy) ve koyu mavi (siniy) olmak üzere iki kelime var. Rus denekler üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki, Ruslar mavinin farklı tonlarını ayırt etme konusunda diğer milletlerden çok daha hızlılar.

Renk kavramı gören insanın algısında var olduğu için eski insanların neyi görüp neyi göremediklerini söylemek çok güç. Gerçekten bazı renklere karşı körler miydi? Ya da sadece gördüklerini tarif edecek kelime bilgisinden mi yoksunlardı? Yoksa beyinleri, doğada neredeyse doğal halde hiç bulunmayan mavi rengi diğer renklerden ayırmak için uğraşmamış mıydı?

Bilim adamlarına göre eski insanlar bir renge isim verene kadar, ya o rengi göremiyorlardı ya da beyinleri o rengi algılamak için uğraşmıyordu. Daha doğrusu renge isim verilmesi, doğal olarak o rengin görülmesinden ve algılanmasından sonra gerçekleşiyor.

Sevgili okuyucularımız, günümüzde mavi rengi görebiliyor ve ayırt edebiliyorsak bu bizlere bahşedilmiş bir ayrıcalıktır. Bu ayrıcalığın bize sağladıklarını olgunlukla kabul etmeli ve aşağıdaki örneklendirilen şekilde sanki bizden önce bu rengi göremeyen milyonlara çatla patla dercesine yapılan aşırılıklardan ve şımarıklıklardan olabildiğince kaçınmamız lazım.


Bir sonraki yazımıza kadar, mavi rengi ayırt ettiğimiz için şükrederek kalın...


Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap