Kaç Saat Uyumalıyız?

Uyku ile aram kendimi bildim bileli pek yoktur. Uykumdan “off” diye sıkılarak kalktığımı bilirim. İlkokulda 04:00’te uyanır “Amerikan Güreşi”, “Rock Market” tekrarı izler; sonra okula giderdim. Yaz tatillerinde erkenden uyanıp evden çıkar, arkadaşım “Apo” uyanıp kahvaltısını yapıp dışarı çıkana kadar onun köpeği “Panter” ile oynardım. Yazın eğer yaylaya gitmişsek, gürültü yapmayayım da yengem kızmasın diye hırkamı giyer; hamakta sallanıp herkesin uyanmasını beklerdim. Sabahlarım hep yalnız geçmiştir. Şimdilerde ise 01:00-02:00 gibi yatıp, hafta içi - hafta sonu fark etmeksizin 06:30’da uyanıyorum. Hafta içi hazırlanıp işe giderken, hafta sonu çocuklar kalkana kadar bir şeyler okuyup; sonrasında ise eşim kalkana kadar çocuklarla ilgileniyorum.



Bu rutinimden nerede bahsetsem garipseniyorum (örneğin siz 85% olasılıkla şu an beni garipsiyorsunuz). İnsanlar benim fırsatım olduğunda neden uyumadığımı sorguluyorlar. Uykunun ne kadar önemli olduğundan, en az 8 saat uyumanın gerekliliğinden dem vuruyorlar.

Bu tür konuşmaları çok dinledim ama ne herkesin dediği gibi 8 saat uyuyabildim, ne de sağlıklı bir yaşam sürmem için biraz daha uyumaya ihtiyacım olduğuna kendimi inandırabildim.

2016 yılında yaklaşık 400.000 Tayvanlı üzerinde yapılan bir araştırma benim uyku düzenimin, hafta sonu ya da diğer tatillerde fırsatını bulunca 10 saat uyuyan insanlarınkinden daha sağlıksız olmadığını ortaya koyuyor.

Az uyumak ile –ki burada günde 4 saatten az uykudan bahsediliyor– kalp rahatsızlıklarının, obezitenin ve depresyonun ilintili olduğu biliniyordu. Yalnız bu araştırma ile net rakamlar ortaya konulabilmiş. Buna göre 4 saatten az uyuyan insanlarda 34% ihtimalle kalp ile ilgili rahatsızlıkların daha çok görüldüğünü ortaya koyuluyor. Günde 4 saatten az uyuyup da erken yaşlarında kalp hastalıkları yaşamamış istisnalar da yok değil. Örneğin Da Vinci ve Tesla, Uberman Döngüsü ile uyurlarmış (Uberman Döngüsü gün içine eşit aralıklar ile dağıtılmış 6 tane 20 dakikalık kestirmelerden oluşuyor.). Bu sıra dışı uyku düzenlerine rağmen Tesla 86 yaşında kalp damarlarında oluşan bir pıhtıdan; Da Vinci ise 67 yaşında kalp krizinden hayatlarını kaybetmişler.



Asıl gelmeye çalıştığım nokta şudur ki: Yine bu araştırma, 8 saatten fazla uyumanın etkilerinin de benzer olduğunu; bu uyku düzenine sahip insanlarda da 35% ihtimalle kalp hastalıklarının daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor. 2015 yılına ait bir başka araştırma ise, günlük uyku süresi arttıkça, kalp krizi riskinin de buna bağlı olarak arttığını söylüyor.

Kalp hastalıklarının yanında, uyku süresi ile ilintili bir başka husus da Tip 2 Diyabet. 2009 yılına ait bir başka araştırmada 7-8 saat ortalama uyku süresine kıyasla, 6 saat ve altı ile 9 saat ve üstü ortalama uyku süresine sahip insanlarda Tip 2 Diyabet görülme olasılığının arttığı tespit edilmiş.

Tüm bu araştırmalar sonucunda anlaşılan o ki günde 7-8 saat uyumak, insan sağlığı için çok daha iyi. İstisnalar arasında olmadığınıza eminseniz günlük uyku sürenizi buna göre güncellemeye çalışmanız sizin için iyi olacaktır. Amerikan Ulusal Uyku Kurumu ise 1 saat daha ekleyerek (National Sleep Foundation) günde 7-9 saat uyunmasını öneriyor. Herkesi uyutup o sırada bir işler çevirmiyorlar ise buna uymak mantıklı olabilir. Fakat açık yüreklilikle söyleyebilirim ki, ben maalesef bu önerilere uyamayacağım. Bütün bu araştırmalar, araştırmacılar ve bilim insanlarının söylediklerini yan cebime koyup; dinlenmiş bir şekilde ve alarm olmaksızın kendi kendime uyanabildiğim müddetçe daha fazla uyumayacağım. Ben, benim vücut saatim, modern insanın binlerce yıllık evrimsel birikimi ile benim için yeterli uyku miktarını biliyordur diye düşünüyorum. Atalarımızın hafta sonları kendilerini şımartarak 1-2 saat daha fazla uyuduklarını sanmıyorum. Ayrıca Tesla, o kadar uyku ile 86’sını gördüyse, ben de rahatlıkla 70’imi görürüm diye umuyorum.


Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap