Altın Plak

22 Nisan 2019

1977 yılında NASA'nın uzaya gönderdiği, içerisinde insana dair bilgi, resim ve seslerin olduğu altın bir plak bulunan Voyager şu anda bizden 21 milyar kilometre uzakta farklı medeniyetlere doğru umutla seyrine devam ediyor. Carl Sagan'ın önderliğinde seçilen içeriğe sahip bu plakta neler yer aldığını hepimiz az çok duymuşuzdur. İsterseniz bu plağın yapısına ve içeriğine birlikte yeniden bir göz atalım.



Öncelikle bu plağın yapısından biraz bahsedelim:

 

Plak kapağında, bu plağı eline geçiren dostlarımızın nasıl kullanması gerektiğine yönelik bilgiler yer alıyor. Biri hariç, hiç bir duyuları bizimkiler ile aynı olmayabileceğinden bu şekiller kazınarak işlenmiş. ("Hareket ederek çevresi ile iletişim kurabilecek her canlıda bulunması gereken ve aynı şekilde hissedilen duyu nedir?" diye sorsam nasıl cevap verirdiniz? Evet, doğru.. dokunma duyusu..)

 

Sol üstte plağın bir iğne yardımı ile dıştan içe doğru çalınması gerektiği; hidrojen atomunun geçiş periyodu (*) cinsinden plağın çalınma hızı ve kaydın süresi bilgileri bulunuyor. Sağ üstte sinyallerden resimlerin oluşturulabilmesi için izlenmesi gereken yol tariflenmiş, resimleri oluşturan dikey çizgilerin her birinin 8ms kadar sürdüğü bilgisi ile birlikte, 512 adet dikey çizgiden 1 resim oluştuğu ve eğer prosedür doğru takip edilirse ilk oluşacak resmin (kalibrasyon resmi) bir daire olacağı gösterilmiştir. Sol alttaki çizgiler ise güneş sisteminin bilinen 14 pulsara (dostlarımızın da ayırt edebilmeleri için periyot bilgisi ile birlikte) olan mesafesini, yani evrendeki konumumuzu göstermektedir. Sağ altta ise kaydın referansı olan hidrojen atomu geçiş periyodu görseli yer almaktadır.

 

Evrendeki konumumuzu daha iyi anlatabilmek için plağın üzerinde 2cm²'lik bir bölge, 0.00026 µCi (microcurie) radyoaktiviteye sahip ultra-saf uranyum-238 ile kaplanmış. Bu sayede plağı alan dostlarımız yarılanma süresini kullanarak bizim bu plağı ne kadar önce yolladığımızı hesaplayabilecekler.

 

Peki ya içerik? En az bizim kadar akıllı dostlarımız, kendinden Rosetta'lı bu plağı çaldıklarında ne görecek, ne duyacaklar?

 

İlk resim daha önce de bahsedildiği gibi bir daire. Sonrasında kapakta da yer alan konumumuzu gösterir pulsar haritası, ancak bu defa Andromeda'nın da bir resmi ile birlikte, yer alıyor. Bundan sonra ise aşağıdaki resimde de görebileceğiniz, matematiğimiz ve binary ile sayılarımızı nasıl gösterdiğimiz anlatılıyor. 6 tane nokta koyduktan sonra sıkılarak 7,8,9 ve 10 için nokta olmamasını anlamadım ama Sagan'ın bir bildiği olmalı.


düzeltilmiş

Takip eden resimlerde, sistemimizdeki gezegenlerin boyutları, dünya yaşamının temeli organik bileşikler, DNA'mızın yapısı, insan ve hayvanların boyutları gibi bizi tarif eden görseller yer alıyor. (Plaktan ve yani aslında sesten nasıl görüntü oluşturulduğu aklınıza takıldıysa ve plakta yer alan resimleri uzaylı dostlarımızın göreceği şekilde izlemek istiyorsanız alttaki videoyu oynatın lütfen. Yalnızca play tuşuna basmanız yeterli olacaktır.)


Sesli mesajlarımız ise iki parçadan oluşuyor: Farklı dillerde selamlama sözleri ve dünya müziği... Selamlama sözleri genellikle iyi dilek mesajları ya da bir merhaba sözcüğü içeriyor. Yalnız bu mesajlardan bazılarının üzerinde çok iyi düşünülmediğini sanıyorum. Örneğin Endonezya'dan İlyas Harun'un, "İyi geceler hanımefendiler ve beyefendiler. Hoşçakalın, daha sonra görüşürüz." mesajı bunlardan biri. Ya da Amoy dilinde (Çincenin bir dialekti), "Uzaydaki dostlarımız, nasılsınız? Yemek yediniz mi? Zamanınız varsa ziyaretimize gelin." mesajı insanda başkası adına utanma duygusu yaratıyor. Bizler için farklı bir öneme sahip olan Türkçe mesaj ise bu örneklerden çok farklı değil. Peter Ian Kuniholm (evet Türkçe bilen bir Amerikalı) mesajında, "Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah şerifleriniz hayrolsun." diyor. Umarım bu mesaj ellerine sabah geçer.

 

Müzikal içerik ise daha çok klasik müzik ve yöresel halk müzikleri şeklinde. Bach, Mozart, Beethoven yanında Johnny B. Goode ile Chuck Berry de kendine bu listede yer bulmuş.

 

Diğer bir içerik ise 1 saatlik kayıt halinde Ann Druyan'ın (ki kendisi daha sonra Carl Sagan ile evlenmiştir.) beyin dalgalarıdır. Ann Druyan kayıt esnasında dünya tarihini ve yaşamı; medeniyetimizin geldiği noktada şiddet, vahşet ve fakirlik sarmalında oluşumuzu düşündüğünü söylüyor. Kaydın sonlarına doğru ise aşık olmanın nasıl bir şey olduğunu ifade etmeye çalışmış.

 

Bu plağın içeriğine buradan erişebilirsiniz. Kayıtları dinlemenizi ve resimlere göz atmanızı tavsiye ederim.

 

Umarım üzerinde "Gönderen" yazan bu plak, rahmetli Stephen Hawking'in tahmin ettiği gibi bir sonuç yaratmaz. Zira kendisi farklı medeniyetlerin karşılaşmalarının hep bir tarafın yıkımı ile sonuçlandığını söylüyordu. Buna açıklama getirmek gerekirse, örneğin iyi niyetli olmayan bir kişi, 2 yaşındaki çocuk zekasına sahip pigmelerden oluşan bir adaya gidecek olursa ve bu adada bulunan elmas, altın, petrol gibi onların hiç kullanmayacağını ya da kullansa bile onun kadar sofistike şekilde kullanmayacağını düşündüğü materyalleri bulur ise, bunları onlara sormadan ya da onları kandırarak almayı düşünebilir. Amerika'nın keşfinde bu durum bu şekilde cereyan etmişti.

 

İki ihtimal var. Ya evrende yalnızız, ya da değiliz. Her iki ihtimal de birbirinden ürkütücü.

Arthur C. Clarke

 

(*) Hidrojen atomu içerisindeki elektron ve protonun spinlerinin paralel ve aynı yönde olduğu durum ile bunların paralel ve zıt yönlü olduğu durum arasındaki enerji farkı sebebi ile 21cm dalga boyuna sahip, 1420 MHz frekansta elektromanyetik radyasyon oluşur. Bu radyasyonun periyodu 0.704ns'dir.


Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap