Kulağımızı Karıştırdığımızda Neden Öksürürüz?

İstatistiklere göre nüfusun yalnızca 2%’si bu başlıkta bahsettiğimiz durumu yaşıyor. Ne mutlu ki bu satırların yazarı bu şanslı 2% içerisinde. Teori ile pratiği birleştirme avantajını kullanarak sizlere en doğru bilgiyi sunmayı amaçlıyoruz. Buyurun başlayalım:

Öncelikle kulaklarımızı pamuklu çubuk ile temizlemenin çok da doğru bir uygulama olmadığını söyleyerek yazıma başlamak istiyorum. Eminim bunu birçok kişiden defalarca kez duydunuz ama bunu bir kez daha aşağıdaki görsel üzerinde düşünmenizi istiyoruz.



Bu kanalın yapısından ve şeklinden dolayı pamuklu bir çubukla kulak kirini daha içeri ittirmeden çıkartma ihtimali mevcut değil. Kiri daha içeri ittirmek, kirin zamanla birikerek sertleşmesine ve büyük sorunlara yol açmasına neden olabiliyor.



Kaldı ki, eğer haddinden fazla içeri girer de kulak zarınızı delerseniz tarifi zor bir acı duyacağınızı ve iç kulağınızdan bir miktar sıvının dışarı akabileceğini; uzun süreli duyma kaybı bile yaşayabileceğinizi söylemek isteriz.

Kulaklarınızı temiz tutmanın en ucuz ve güvenli yolu duş almak. Kulağınıza girip çıkan su, kulak kirinizin bir kısmını alıp götürecektir.

Sorumlu yayıncılık anlayışı ile gerekli bilgilendirmeyi yaptıktan sonra konumuza dönebiliriz.

Önce Vagus Siniri’ni tanıyarak başlamamız gerekiyor. Vagus beyinden çıkan 10 numaralı, en büyük ve en uzun sinirdir ve solunum ile sindirim sistemlerini düzenleyen parasempatik sinir sisteminin (PNS) çalışmasında etkilidir.



Vagus sinirinin beyinden hemen sonra gelen boğumlarından evvel kulak bölgesine doğru yönelen bir dalı bulunur; bu dalın özel ismi Arnold Siniri’dir.



İsmini, Alman anatomi uzmanı Philipp Friedrich Arnold’dan alan bu sinir aynı zamanda Alderman Siniri olarak da biliniyor. Alderman, İngilizce’den “Böyük Adam” olarak çevrilebilir. Bu “böyük” önemli şahsiyetler zengin sofralarından kalkmadan evvel gül suları ile kulak memelerine masaj yaparak sindirim sistemini uyarır ve biraz daha yiyebilmek için midelerinde yer açarlarmış. Bu sebeple kulak içindeki bu sinire Alderman Siniri denmiş.

 

Kulak çubuğu ile bu sinire dokunulduğunda ise sindirim sistemi değil, solunum sistemi uyarılıyor. Ryan ve arkadaşları tarafından yapılan bir araştırmaya (1) göre bu bölgedeki bir sorun kronik öksürüğe yol açabiliyor. Vagus’un tüm vücuda yayılmış olması farklı farklı noktalardan değişik etkiler görülebilmesine neden olabiliyor.


Castro ve arkadaşları tarafından yapılan araştırmada (2) ise kulak içine kaçan kılların da benzer öksürük problemleri yaratabildiğini gösteriyor. Yıllardır öksüren bir kadının kulağının içinde yer alan 5-6 parça kıl çıkartıldıktan sonra öksürük nöbetleri tamamen kesilmiş.



Vagus’un alametleri bitmez: Karın ağrınızı kulağınızla oynayarak iyileştirebilir, arkadaş ilişkilerimizi yoga-meditasyon yaparak düzeltebilir, sık sık gülerek kalbinizi daha sağlıklı kılabilir, soğuk duş alarak daha sakin biri olabilirsiniz.

Kişisel gelişim amaçlı, “Büyük ve Gizemli Sır” temalı kitaplarda geçen bu yukarıda yazdıklarıma benzer tavsiyelere yıllarca kulaklarını tıkamış olan ben, Vagus hakkında birçok yazı okuduktan sonra kani oldum. Yazılanların hepsi değilse bile bir kısmı doğru. Tüm organları birbirine bağlayan sinirler sayesinde bir organın başına gelen bir olaydan diğer bir organın da etkilenmesi çok doğal. Bu yazı bana akupunktur hakkında da bir araştırma yapma isteği uyandırdı. En kısa zamanda siz değerli okuyucularımız için akupunkturu yazacağım.

 

Bir sonraki yazımıza kadar lütfen kulaklarınıza bir şey sokmayın.


Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap