X ve Y Kromozomları

22 Nisan 2019

Günümüzde "Ye tatlıyı doğur Hakkı'yı, ye ekşiyi doğur Ayşe'yi" tipi inanışlar halen var olmayı sürdürse de artık bebeğin cinsiyetini belirleyen unsurun eşleşen kromozomlar olduğunu biliyoruz.


Mekanizmanın nasıl çalıştığını hepimiz biliyoruz; cinsiyeti meni içerisinde bulunan spermatozoonların hangi kromozoma sahip olduğu belirler. Bu spermatazoonların yarısı X kromozomu taşırken, diğer yarısı Y kromozomu taşırlar. Bu sebeple erkek ya da kız evladınız olma olasılığı 50%'dir. İstatistik biliminin yanılmazlığına kanıt olarak aşağıdaki haritaya bir göz gezdirebilirsiniz:


Esas konumuza geri dönecek olursak, neden 2 farklı kromozoma ihtiyacımız var sorusuna cevap vermeye çalışalım.

Evrim süreci dahilinde erkek bireylerin hayatta kalabilmeleri için sahip olmaları gereken özellikler ile kadın bireylerin hayatta kalmaları için sahip olmaları gereken özellikler birbirlerinden farklılaşmıştır. Çoğu zaman bu özellikler aynı anda tek bir bireyde bulunduklarında işlevselliklerini yitirmektedirler. Bu sebeple aynı kökten gelen otozomal kromozomlar olan X ve Y kromozomları ayrışmışlar, erkek bireylerin hayatta kalmaları için gerekli olan genler Y kromozomunda toplanmış, eskiden içerdiği, X kromozomunda da bulunan kodları zaman içerisinde yitirmiştir.

Günümüzde Y kromozomu içerisinde 71 adet genetik kodlama potansiyeli içeren protein varken bu sayı X kromozomu için 800 civarındadır.

Y kromozomunun geleceği konusunda 2 farklı görüş ortaya konulmaktadır:

Bunlardan birincisi zaman içerisinde içerdiği kod gittikçe azalarak X kromozomunun 1:10'una kadar düşen Y kromozomunun zaman içerisinde yok olacağı ve cinsiyet kodunun başka bir kromozoma aktarılacağı. Bunun olabilmesi için kadın ve erkek hayatları arasındaki farklılıkları zamanla azalarak yok olması ve Y kromozomunun işlevselliğini yitirmesi gerekiyor. Mevcut duruma bakılacak olursa kadın ve erkeklerin hayatları birbirlerine yakınlaşmış olsa da fiziksel gereklerden çok fikirsel farklılıklar sebebi ile (bayramlarda kimin ailesine ziyarete gidileceği, TV'de hangi kanalın izleneceği ve kayın biraderin gerçekten hayırsız olup olmadığı gibi) Y kromozomunda en az 1-2 genetik kod kalır, tamamen yok olmaz sanıyorum.

Bir diğeri ise bu 71 kodun milyonlarca yıl süzülerek gelen eşsiz ve en önemli bilgileri içerdiğini, evrim sürecinin erkek bireylerin hayatta kalabilme yeteneklerini taçlandırmak için ortaya koyduğu bir unsur olduğunu savunuyor. Bu yaklaşımı biraz romantik bulmakla birlikte, şartlar değişmediği takdirde Y kromozomunun da yok olmasının pek olası olmadığını da düşündüğümü belirtmek isterim.

Yazının sonunda çok bilinen fakat bilimsel bir dayanağı olduğu pek bilinmeyen bir sözü açıklamak istiyorum: Oğlan dayıya, kız halaya... Siz de bu yazının içeriğine hakim olduktan sonra bu sözün doğruluğunu hemen fark edeceksiniz. Oğlan, yani XY, babasından 70 annesinden 800 genetik kod alıyor, bu durumda annesine, yani dayısına, benzemesi kaçınılmaz. Kız ise, yani XX, annesinden de babasından da 800'er kod alıyor. Babasına, yani halasına, bir miktar benzeyecektir. Atalarımız genetik bilimine hakim olmaksızın, gözlem yaparak bir gerçeği ortaya koymuşlar. Bir sonraki yazımızda kız annesinin güzelleşmesi, erkek annesinin sivilcelenmesi hususunu işleyebiliriz ya da işlemeyebiliriz.

Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap