Doğadaki En Tembel Anne: Guguk Kuşu

Asalak denilince insanın aklına ilk olarak başka bir canlının içinde ya da dışında yaşayıp onun yedikleri ve içtikleri ile beslenen ve yavaş yavaş ona zarar verip belki nihayetinde öldüren; bundan sonra da başka bir konakta hayatlarına devam eden canlılar geliyor. Asalak guguk kuşları tam olarak bunu yapmıyorlar ancak yavrularını başka kuşlara baktırarak onların hayatlarını bir şekilde sömürüyorlar. Yaşayan bilir; çocuk, büyüyene kadar ebeveynlerini zaman zaman bezdirir ve kararlarını sorgulatır. Büyüdükten sonra da bitmez; kendisiyle birlikte derdi de büyür. (Klişe No: 43)

Daha başlamadan tüm guguk kuşları arasında asalak olanların bir azınlık olduğunu belirtelim. Çoğunun kendi yuvası var (Ayrıca bkz: One Flew Over The Cuckoo’s Nest) ve çoğunlukla tek eşli olarak yavrularını büyütüyorlar.



Guguk kuşunun yavrusuna bakan kuşlar elbette ki bunu “kuş”iyet namına yapmıyorlar; hatta başkasının yavrusunu büyüttüklerini anlamıyorlar bile.

Gelin dilerseniz aşama aşama gugukların bu çocuk baktırma işini nasıl yaptıklarını öğrenelim.

Genellikle yazları Avrupa kıtasında geçiren asalak dişi guguk, yumurtlama zamanı geldiğinde önce etrafta yavrusunu büyütebilecek, hali vakti yerinde, temiz, dürüst bir kuşa ait, içerisinde kendi yumurtasına benzer yumurtalar bulunan bir yuva buluyor. Hedefini bu benzerlik kıstasına göre belirliyor ki sinsiliği daha ilk baştan anlaşılmasın.

Bundan sonra müstakbel üvey annenin yiyecek bulmaya gittiği zamanları kollamaya başlıyor. Yuva müsait olduğunda da hızlıca yuvaya girip, kendi yumurtasını bırakıyor. Kendi yumurtasını bırakmak için elini çabuk tutmalı zira olacaklardan bihaber olan ev sahibi gelip her şeyi mahvedebilir. Gugukların buna karşı çok özel bir çözümleri var: yaklaşık 10 saniyede yumurtlayabiliyorlar! Bu sürenin, tavukların yaklaşık 100 saniye kadar süren yumurtlama süreleri düşünüldüğünde oldukça hızlı olduğu anlaşılabilir. (Tavuk nasıl yumurtluyor? Aşağıdaki videoda bunu izleyebilirsiniz.)

 

 

Kendi yumurtasını bıraktıktan sonra da yuvada bulunan yumurtalardan birini üvey anne anlamasın diye aşağı atıyor. Bu da gösteriyor ki kuşlar sayı saymayı biliyorlar!

Guguk, annelik vazifesini yerine getirmiş (!) olmanın gururuyla, Temmuz sonu gibi kışı geçirmek için Afrika’ya doğru yola koyuluyor. Muhtemelen yavrusunu bir daha göremeyecek olması da pek umurunda olmuyor. Çünkü yavrusuna bakması için seçtiği üvey annenin bütün sorumlulukları yerine getireceğinden emin.

Guguk kuşunun bıraktığı yumurta diğer yumurtalardan daha erken çatlıyor ve içinden iri ve “çirkin” bir yavru çıkıyor.(“Çirkin” ifadesi için bkz. “Çirkin Ördek Yavrusu”.)  Üvey anne, “Tövbe estağfirullah; rabbim beni bunla mı sınıyorsun?” diye düşünse de elinden geldiğince yavruya bunu hissettirmemeye çalışıyor.

 


İşler bu noktadan sonra biraz sarpa sarıyor. Arsız annenin arsız yavrusu, annesi yemek aramaya gittiğinde henüz yumurtadan çıkamamış üvey kardeşlerini bir bir yuvadan aşağı atmaya başlıyor. Üvey annesi her dönüşünde bir yumurtanın daha eksildiğini fark ediyor fark etmesine ama tabi çocuğa da bağırılmıyor. Muhtemelen, bir dahaki sefer için “Yavrum, atma kardeşlerini aşağıya. Onlar senin kardeşlerin yavrum. Lütfen, bak bir daha görmeyeyim.” şeklinde öğüt veriyor olsa da bu durum yuvada bir tek bizimki kalana kadar sürüyor.

 


Arsız yavru sürekli ağlayarak mama istiyor ve üvey olduğunun farkında olmayan çaresiz annesi dur durak bilmeden sürekli buna yiyecek taşıyor. Bazı durumlarda civardaki anneler de bu aşırı ağlayan iri yavruyu susturmak için türlü türlü böcekler, örümcekler, tırtıllar bulup getirmeye başlıyorlar. O kadar ki, iri yavru yaklaşık 2 haftada yetişkin boyutuna geliyor. Yetişkin boyutu demişken şunu açmalıyız: yavru guguk kuşu, üvey annesinin yaklaşık 3 katı boyuna ulaşıyor!



Tüm bunların bir sınav olduğunu düşünen üvey anne, bıkmadan, usanmadan bu genç irisine yiyecek taşımaya devam ediyor. Üvey anne, yuvadan bile büyük hale gelen yavruyu 2 hafta daha beslemeye devam ediyor. Ta ki, Ağustos sonu gibi arsız yavru gerçek annesinin peşinden Afrika’ya doğru yola çıkana kadar. Evladı Afrika’ya gitmek için yola koyulan üvey anne hiç engel olmaya çalışmıyor. “Oralarda ne yer ne içersin? Afrikalarda ne yapar ne işlersin? Etme kuzum, gitme!” demiyor. Bilakis teşvik ediyor, “Erkenden hemen çık, yollar kalabalıklaşmadan yola koyul...” diye tavsiye veriyor. Yavru gittikten sonra rahat bir nefes alan üvey anne kısa süre sonra normal yaşantısına geri dönüyor.

Yazımızın sonunda şunu da eklemek isterim. Daha önce guguk kuşu büyüten bir üvey anne, sonraki senelerde yuvasında diğerlerinden nispeten biraz daha iri bir yumurta görürse “Allah’ım, sen affet!” diyerek bu yumurtayı yuvadan atıyor. Bu da gösteriyor ki, kuşlar öğreniyor!

Bu yazdıklarımızın bir kısmını bir de izlemek isterseniz aşağıdaki videoya buyurun lütfen.

 

 


Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap