Heykeli Dikilesi Kadın: Audrey Munson

18 Nisan 2019
Amerika Birleşik Devletleri'nde bronzdan, altından ve taştan yapılmış onlarca heykeli var. Her gün milyonlarca insan önünden geçiyor ama hemen hiçbiri bu heykellere ilham olmuş kadının adını bilmiyor.

Audrey Munson için dünyanın ilk süper modeli diyebiliriz. Kendisi 1900'lerin hemen başında Amerikan değerlerinin ve rüyalarının vücut bulmuş hali olarak adlandırılıyor.
Audrey, alışveriş yaparken bir fotoğrafçı tarafından keşfediliyor. Fotoğrafçı, onu, çevresindeki sanatçılar ile tanıştırıyor ve heykeltıraş dostlarından bir tanesi Audrey`i çıplak model olarak kullanmaya ikna ediyor. Zamanının çok ötesinde olan cesaretiyle Audrey, sonraki 10 sene boyunca Amerikalı ressam ve heykeltıraşlar için favori model durumuna geliyor. Audrey'nin sanat camiasında popülaritesi o kadar yüksekki, The Sun gazetesi 1913’te Audrey için şu satırları yazıyor:
 
“Eğer Miss Manhattan unvanı tek bir kişiye verilecek olsaydı, yüzden fazla sanatçı için tek seçenek Audrey olurdu”
 
1915 yılında San Francisco’da yapılacak olan Dünya Ticaret Fuar’ında Alexander Stirling Calder tarafından fuarın modeli olarak seçiliyor ve fuar için yapılan tüm heykellerin %60’ına ilham olup poz veriyor.
 


 

Ülke çapında popülaritesi sayesinde Audrey oyunculuğa da el atıyor. 1915 tarihli `Inspiration` adlı filmde ilk defa tamamen nü olarak kamera karsısına geçen bayan aktris oluyor.

Audrey, şöhreti sayesinde New York ve Rhode Island sosyetesiyle de içli dışlı oluveriyor. Annesi ısrarla o dönem Amerika’nın en gözde ve zengin bekarı Hermann Oelrichs Jr. ile evlenmesini istiyor ama kısmet değilmiş ki gerçekleşmiyor. Talipleri azalmadığı gibi araya deli olanlar da karışmaya başlıyor. Audrey ve annesinin Manhattan`da oturdukları evin sahibi olan Doktor Walter Wilkins, Audrey`e olan aşkını biraz abartıp, tekrar bekar olup Audrey ile evlenebilmek için karısını öldürüyor. Bu olaydan hemen sonra Audrey ve annesi New York’tan kaçıp ortadan kayboluyorlar. Cinayette parmakları olabileceği düşünüldüğünden ülke çapında bir arama sonucu yakalanıp sorgulanıyorlar fakat Audrey, Doktor Wilkins ile hiç bir romantik ilişkisi olmadığını söyleyip suçsuz bulunuyor. Doktor Wilkins ise idam cezasına çarptırılıyor ve hücresinde kendini asarak intihar ediyor.

Bu olaylardan sonra gözden düşen Audrey annesinin evinde yaşamaya devam ediyor. İş bulmakta zorlanan, eski şan ve şöhretinden çok uzakta olan Audrey, 1922 yılında intihar etmeye kalkıyor fakat hayatta kalıyor.

1931 yılında ise bu sefer annesi mahkemeye başvurup Audrey`nin akıl sağlığının yerinde olmadığını ve bir akıl hastanesine yatırılması gerektiğini iddia ediyor. Hakim bu iddiayı kabul edip Audrey’i depresyon ve şizofreni tedavisi için St. Lawrance State Akıl Hastanesi’ne gönderiyor. Bir zamanların en gözde oyuncusu, milyonlarca erkeğin hayali, yüzü ve bedeni ülkenin farklı yerlerinde onlarca heykele ilham vermiş modeli St. Lawrance Hastanesi’nde tam 65 yıl yattıktan sonra 105 yaşında vefat ediyor...

Kendisine buradan veda ederken 1915 yılında hakkında yazılmış şu satırlara dikkatinizi çekmek isterim:
`Kendisi (Audrey) ve bu jenerasyondaki herkes ölüp, toz olduktan çok sonra dahi, San Francisco Dünya Ticaret Fuarı’ndaki heykellerin %60’ına ilham ve model olmuş Audrey Munson, bronzlar ve kanvaslar içinde dünya etrafındaki sanat merkezlerinde yaşamaya devam edecektir`

Yazımızın sonuna gelirken hikayemizden çıkardığım nacizane hayat dersini belirtmeden geçemeyeceğim:
1) Audrey annesinin ısrar ettiği gibi Amerika’nın en gözde ve zengin bekarı Hermann Oelrichs Jr. ile evlenseydi kimbilir hayat hikayesi nasıl olacaktı? Belki yine mental sorunlar yaşardı ama en azından tek başına 65 yıl akıl hastanesinde yatmak zorunda kalmayabilirdi.

Bir sonraki yazımıza kadar akıl sağlığınız yerinde kalsın..

Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap