Wood Wide Web: Bitkiler Arası Internet

Merhaba sevgili okuyucularımız. Bugün sizler için bitkilerin gizli kalmış dünyasına bir pencere açacağız. Konumuz bitkiler ve bitkilerin birbirleriyle nasıl iletişim kurabildiği.



Bitkilerin birbirleriyle iletişim kurabildiği uzun zamandır biliniyor. Mesela bir ağaç haşere istilasıyla karşı karşıya kalırsa, diğer ağaçları uyarmak için belirli bir kimyasal salgılıyor. Bu kimyasalı algılayan öteki ağaçlar ise savunmalarını aktive ederek yapraklarını korumak için toksin veya yaprakların sindirimini zorlaştırmak için bazı maddeler salgılamaya başlıyarak istilacıları uzak tutuyor.

Hatta bazı araştırmalara göre aynı tür ağaçlar, farklı coğrafyalarda, aynı tür tehdide karşılık farklı tipte kimyasallar salgılıyor. Yani ağaçlar gerçekten konuşmakla kalmıyor, farklı coğrafyalarda farklı dil veya aksanları da var.

Ağaçların istila altındayken havaya salgıladığı kimyasal sinyal, diğer ağaçları uyarsa da aynı zamanda etrafta bulunan diğer istilacı haşerelere yakınlarda “savunması düşmüş bir ağaç olduğu” bilgisi de verdiğinden, sinyali salgılayan ağaç açık hedef durumuna dönüşebiliyor. Bu sebeple olsa gerek ağaçlar evrim süreci boyunca birbirleriyle iletişim kurmak için çok daha efektif bir metod olan “Wood Wide Web” i geliştirmiş.

Wood Wide Web aslında ağaçlarla simbiyoz halinde yaşayan mantarların bir bölgede yaşayan tüm bitkileri yeraltından birbirine bağlamasına deniyor.



Mantar dendiğinde çoğumuzun aklına toprak üstünde yetişen ve afiyetle yediğimiz kültür mantarları geliyor. Fakat gerçek mantar toprak yüzeyi boyunca yayılan uzun ve örgümsü hücreler topluluğudur. Ağaçlar mantarlara şeker sağlarken mantarlar da ağaçlara su ve topraktaki fosfor ve nitrojen gibi besin maddelerini sağlıyor.

Wood Wide Web’in çalışma prensibi basit. Gene bir ağaç, istilacı haşerelerin saldırısına uğradığında, mantar ağı aracılığıyla saldırıya uğrayan diğer ağaçlar savunmalarını devreye sokarken, aynı mesafede yer alan ama mantar ağına dahil olmayan diğer ağaçların savunma mekanizmalarını devreye sokmadıkları görülüyor. Yani mantar ağı ilgili tüm uyarı sinyallerini ağda bulunan ağaçlara hızlıca aktarıyor.

Guangzhou’da bulunan Güney Çin Ziraat Üniversitesinde Ren Sen Zeng tarafından yapılan bir deneyde ise öncelikle birkaç çift domates fidesi dikiliyor ve mantar ağının oluşması için gerekli zaman veriliyor. Mantar ağı oluştuktan sonra domates fidelerinden birisine zirai bir hastalık bulaştırılıyor ve domates fideleri hava geçirmez poşetlerle birbirinden atmosfer anlamında izole ediliyor. Zeng’in ekibi mantar ağının işini yapmasını için 65 saat bekleyip daha sonra izole edilmiş diğer domates fidesine aynı hastalığı bulaştırmaya çalıştırdıklarında, ikinci fidenin hastalığa karşı çok daha dirençli olduğunu görüyor.

Mantar ağı sadece uyarı sinyalleri taşımakla kalmıyor. British Columbia Üniversitesi bilim insanı Suzanne Simard’ın araştırmasına göre mantar ağları aynı zamanda ağaçlar arasında besin maddeleri de transfer edilmesini sağlıyor. Simard’a göre aynı bölgede bulunan büyük ağaçlar, henüz yetişmekte olan küçük ağaçlara mantar ağı üzerinden karbon, nitrojen ve fosfor gönderebiliyor. Bu sayede büyük ağaçların gölgesinde kalan ve fazla güneş ışığı alamadığı için büyümekte sıkıntı yaşayan ağaçlar, sağlıklı bir şekilde büyüyorlar.

Bir ortamda internet olur da hackerlar olmaz mı? Wood Wide Web’te de hackerlar mevcut. Klorofili olmadığı için kendi besinini üretemeyen bazı bitkiler (hayalet orkidesi gibi) mantar ağına bağlanarak diğer bitkilerden karbon çalabiliyor. Benzer şekilde bazı bitkilerin, çevrelerinde diğer bitkilerin oluşmasını ve hatta mikropların üremesini engellemek için mantar ağları aracılığıyla zehirli maddeler yaydığı da biliniyor.

Burda bahsedilen ve bahsedilmeyen onlarca kanıt ve deney neticesinde biyologlar artık Wood Wide Web’i bitkiler arasındaki iletişimi belirten teknik bir terim olarak kullanıyorlar. Mantar ağları farklı türlerden bile olsa bitkilerin hızlı ve efektif biçimde haberleşmesini sağlıyor.

Sevgili okuyucularımız, peki bu bitkiler arası internet bizi nasıl etkiliyor? Ormanda yürüyüş yaptığımızda, ağaçtan erik kopardığımızda, çimlerimizi biçtiğimizde bitkiler gene kendi aralarında haberleşiyor hatta daha da kötüsü "Geldi gene şişko!!" ya da "Koca ayaklı geliyor dikkat edin" diye arkamızdan konuşuyor olabilir mi? Belki bu bitkilerin hepimize taktıkları lakaplar vardır veya hunharca dalını kırdığımız bir ağaç arkamızdan "küfür kimyasalları" salgılıyor olamaz mı?

Bütün bu soruların beni sokmuş olduğu hafif gergin ruh hali ve bitkilere farkında olmadan yapmış olabileceğim zulümlerin neden olduğu suçluluk duygusuyla, bir sonraki yazımıza kadar bitkilere dostça davranmanızı diliyorum.

Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap