Eyalet Piyangosunun Açığını Bulup Milyonlarca Dolar Kazanan Emekli: Jerry Selbee

Babam, hayatı boyunca kumar oynamamış, eline iskambil kağıdı almamış hatta okey ıstakası bile tutmamış bir insandır. Babamı Samanyolu TV dizilerindeki, gri sakallı, hiç bir kötü alışkanlığı olmayan ve tertemiz portrelenmeye çalışılan kişilerden ayıran tek fark ise, sahip olduğu iflah olmaz piyango & loto bağımlılığı... Hiç unutmam 90’lı yılların ortalarında, Milli Piyango’nun büyük yılbaşı çekilişi için Türkiye’nin dört bir yanında bulunan arkadaşlarından piyango bileti ısmarlayarak yeni yıla 100-150 piyango bileti ve toplamda sadece 20-25 amortiyle girdiğine şahit olduğumda, piyango ve lotonun da bir tür bağımlılık olduğunu anlamıştım.

Durum benim babam için böyleyken, bir de dünyanın geri kalanına bakmak lazım... Dünyanın en büyük piyango pazarı olan ABD’de insanlar her sene 80 Milyar dolarlık eyalet piyangosu bileti alıyormuş. Bu rakam ilgili eyaletlerde konser, spor etkinliği ve sinema biletleri için harcanan rakamın toplamından daha fazlaymış ve yılda kişi başına 250 dolarlık piyango bileti alındığı anlamına geliyormuş. Haliyle bu denli bir çılgınlığın yaşandığı bir ortamda, ufak hataların yapılması ve bazı zeki insanların sistemdeki açıkları bulup kullanması beklenebilir.

Bugünkü hikayemizin kahramanı olan Jerry Selbee, eyalet piyango sisteminde bulduğu bir açık sayesinde, hem cüzdanını şişirmiş, hem de yaptığı eylem hiç bir suç teşkil etmediği için hakkında en ufak bir cezai işlem uygulanmadan normal hayatına (tabi ki zengin biri olarak) devam edebilmiş.



Jerry Selbee, eşi Marge Selbee ile beraber 1.900 nüfuslu ve Michigan eyaletine bağlı Evart kasabasında yaşıyormuş. Çocukluğunda disleksi sorunu yaşayan Jerry, 8. Sınıfta okuma konusunda ciddi sıkıntılar çekse de, üniversite seviyesinde matematik problemlerini kolaylıkla çözebiliyormuş. Matematiğe ve sayılara olan doğal yatkınlığı sayesinde, kimsenin göremediği yapı ve düzenleri (pattern) çok rahat bir şekilde görebilen Jerry, tutkusunu takip ederek üniversitede matematik okumuş. Mezun olduktan sonra bir mısır gevreği fabrikasında çalışmaya başlayan Jerry, çok sıkıldığı bir gün rakip bir gevrek üreticisinin kutularındaki şifreli kodu çözerek ürünlerin hangi tesiste, hangi vardiyada ve tarihte üretildiği bilgisine ulaşabilmiş.

Yıllar içinde birçok farklı işte çalıştıktan ve 6 çocuk büyüttükten sonra emekli olan Jerry, 64 yaşına geldiğinde can sıkıntısıyla gezindiği bir gün girdiği bir markette, Michigan eyaletinde yeni duyurulan bir piyango broşürü görmüş. Broşürü eve getirip mutfak masasında incelemeye başlayan Jerry, farklı rakam kombinasyonları ile farklı miktarlarda para kazanma ihtimallerini tek tek değerlendirmiş. İşte o an Jerry, tıpkı yıllar evvel mısır gevreği kutusunda gördüğü gibi, o rakamların ortasında bir açık, bir hata görmüş.

Bahsi geçen piyangonun adı “Winfall”. 1 dolarlık bir bilet alınıyor ve 6 tane 1-49 arası sayı seçilmesi gerekiyor. Çekiliş günü eyaletin çekeceği 6 sayıdan hepsini tutturan, 2 milyon dolarlık büyük ikramiyeyi kazanıyor. Eğer 6 sayıdan 5, 4, 3 veya 2’sini bilirseniz ona göre oranlanan daha ufak miktarlardaki ikramiyeyi kazanıyorsunuz. Jerry’nin ilgisini ise oyunun “roll-down” denen mekaniği çekmiş. Uzun süre kimse 6 rakamın tümünü bilemez ve büyük ödül 5 milyon doların üstüne çıkarsa, bir sonraki çekilişte bu büyük ödül tamamen 5, 4, 3 veya 2 rakamı bilenlere, gene oranlı bir şekilde bölüştürülüyormuş. Diğer eyaletlerde de birçok benzer piyango olsa da, hiç birinde “roll-down” mekanizması Michigan eyaletinin düzenlediği “Winfall” piyangosunda olduğu gibi değilmiş.

Jerry broşürü incelediğinde 6’da 3 bilme ve 5 dolar kazanma ihtimalinin 1/54, 6’da 4 bilip 100 dolar kazanma ihtimalinin ise 1/1.500 olduğunu görmüş. Kafasında kısa süren bir hesap yapan Jerry, roll-down mekanizması devreye girdiğinde ve o hafta kimsenin 6 rakamın 6’sını da bilemeyeceği bir şartta, bir insanın mutlaka yatırdığı paradan daha çoğunu kazanabileceğini hesaplamış. Zira roll-down devreye girdiğinde 6’da 3 bilenler 5 dolar yerine 50 dolar, 6’da 4 bilenler ise 100 dolar yerine 1.000 dolar kazanabiliyormuş.

Jerry bulduğu açık konusunda başta tereddüt etmiş. Kendisinin mutfak masasında birkaç dakika içinde gördüğü bu ihtimalleri, nasıl olur da eyalet piyangosunda çalışan yüzlerce insan gözden kaçırmış olabilir diye düşünmüş. Bu yüzden ilk denemesini eşinden gizli yaparak teorisini test etmek istemiş.

Roll-down mekanizmasının olacağı bir hafta, evinden uzaktaki bir markete giden Jerry, makinaya 2.200 dolarlık bilet oynatmış. Birkaç gün sonra biletlerini inceleyerek tüm 2, 3 ve 4 tutturmuş biletleri işaretleyerek (hiç 5 tutturamamış) toplamda 2.150 dolar kazandığını görmüş.

İlk denemesinde 50 dolar zarar eden Jerry’nin morali hiç bozulmamış. Başına gelenin sadece kötü şans olduğunu, bir bozuk parayı 6 kez atarsanız 6 kez arka arkaya yazı veya tura gelebileceğini ama bozuk parayı toplamda 5000 kez atarsanız, ortalama 2500 yazı ve 2500 de tura gelebileceğini düşünerek, hatasının düşük miktarla oynamak olduğuna karar vermiş.

Bir sonraki roll-down haftasında gene aynı markete giderek bu sefer 3.400 dolarlık bilet almış ve çekiliş sonucu 6.300 dolar kazanarak %46’lık bir kar etmiş. Bir sonraki sefer yatırdığı 8.000 dolara karşılık ise 15.700 dolar alarak %49’luk bir kar yakalamış.

Jerry, Michigan Eyalet Piyangosunu uyarmayı düşünmemiş. Jerry’e göre bu hatanın gözden kaçmış olmasına imkan yokmuş, hatta muhtemelen eyalet tarafından bilerek bile gözardı edilmiş olabilir diye düşünmüş. Çünkü eyalet bilet başına %35’lik vergi kesintisi yapıyormuş ve bu paralar eyaletin eğitim sistemini finanse etmekte kullanılıyormuş.

Bir kamp gezisi sırasında eşine de yaptıklarını anlatan Jerry, eşinin tam desteğini aldıktan sonra piyango işlerine hız vermiş. Eşiyle beraber aldıkları piyango biletlerini 5.000 dolarlık tomarlar halinde grupluyorlarmış ve çekilişten sonra oturma odalarında beraberce kazanan rakamları işaretliyorlarmış.

Jerry, piyango yatırımlarını kontrol edebilmek ve daha çok arkadaşına fayda sağlayabilmek için “GS Investment Strategies LLC” isimli bir şirket kurarak hisselerini 500 dolardan tanıdıklarına satmaya başlamış. Polis memurundan, banka müdürüne, avukatlardan, muhasebeciye kadar çok farklı 25 kişiden oluşan bu yatırım grubu, ilk çekilişte 40.000 dolar, ikinci çekilişte 80.000 dolar ve üçüncü çekilişte 160.000 dolar kar etmiş ve 2003 ve 2005 yılları arasında toplamda 8 milyon dolar para kazanmış.



2005 yılına gelindiğinde, Michigan eyaleti Winfall piyangosunu iptal etmiş ve yerine “Classic Lotto 47” isimli başka bir piyangoyu başlatmış. Nakit musluklarının aniden kapanması üzerine ne yapacaklarını bilemeyen yatırımcılardan birisi, Massachusetts eyaletinde Winfall’a benzer bir piyango olduğunu öğrenerek hemen Jerry’e haber vermiş.

Jerry ve eşi Marge, bu sefer 12 saatlik araba yolculuğuyla Massachusetts’e giderek binlerce piyango bileti almaya ve para kazanıp / kazandırmaya devam etmiş. Jerry farkında olmasa da Massachusetts Institute of Technology (MIT) öğrencileri de aynı piyango açığını keşfetmiş ve kurdukları ayrı bir grupla onlar da Massachusetts eyalet piyangosundan milyonlarca dolar kazanıyormuş.

2003 yılında başlayan ve Jerry ile yatırımcılarına toplamda 26 milyon dolar kazandıran bu serüven, 2011 yılında Boston Globe gazetesine gelen ve bazı piyango bayilerinin çok şüpheli miktarlarda bilet sattıklarına dair ihbar ile son bulmuş.

Massachusetts eyaleti hemen bir soruşturma başlatmış fakat hem Jerry’nin grubunun hem de MIT öğrencilerinden oluşan grubun yasal olmayan hiç bir eylem yürütmedikleri, sadece kötü hesaplanmış bir piyango mekanizmasında oldukça fazla bilet alarak faydalandıkları sonucuna varmış.

Jerry, kazandığı onca paraya rağmen halen Evart, Michigan’da bulunan mütevazı evinde yaşamaya devam ediyormuş. Paralarını torunlarının eğitiminde kullanmaya karar veren Jerry, aynı zamanda Amerikan dolarındaki değer kaybına karşı ciddi miktarlarda altın ve gümüş stokladığını da kendisiyle röportaj yapan gazetecilere söylemiş.

Bu hikayeyi size aktarırken aklıma lise matematik derslerinde gördüğümüz permütasyon, kombinasyon ve olasılık konuları geldi. Halen kafamın sınırlı miktarda bastığı bu konular derste işlenirken, isyankar bir şekilde “yahu bunlar gerçek hayatta ne işimize yarayacak” lafını az etmemişimdir. Gençlik ve salaklığın harmanlandığı o yıllarımda bu konulara biraz yoğunlaşabilseymişim, şimdi belki “Milli Piyango’nun açığını bulan yerli ve milli adam” diye benim hikayemi okuyor olurdunuz.

Bir sonraki yazımıza kadar permütasyon, kombinasyon ve olasılık sizin hayat rehberiniz olsun...


Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap