Dünyanın En Kısa Savaşı: 38 dk

22 Nisan 2019

Zanzibar, Hint Okyanusu’nda bir ada ülkesi. 1499 yılında Portekizlilerin kolonileşme faaliyetleri kapsamında topraklarına dahil ettikleri adalardan bir tanesi. 1698 yılında ise Umman Sultanlığı bu toprakları Portekizlilerin elinden alarak buraya yerleşmişler. Ummanlılara da yar olmayan Zanzibar, 1858 yılında bağımsızlığını ilan etmiş. Maldivler, Fiji, Malta, Jamaika ve pek çok diğer ada gibi Zanzibar da eşsiz doğası ve jeopolitik öneme haiz konumu ile İngiltere’nin gözünü diktiği adalardan biri haline gelmiş olacak ki, bu ada devletinin bağımsızlığını ilk tanıyanlardan.



İngiltere tabi ki yalnızca tanımakla kalmamış, kendine yakın Hamad bin Thuwaini’yi ülke yönetimine türlü politik oyunlarla getirmiş. Thuwaini’nin iktidarının 3. senesinde ani ölümü sonrasında kuzeni Khalid bin Barghash tamamen kendi inisiyatifi ile tahtı devralmış. (Bazı kaynaklar, Thuwaini’nin, öz kuzeni tarafından zehirlenerek öldürüldüğünü söylüyor.)

Khalid’in tahta geçişi İngiltere’yi oldukça rahatsız etmiş ve bölgede hazır bulunan diplomatlardan Basil Cave, Khalid’e derhal tahttan inmesi ve yönetimi bırakması mesajlarını iletmişler. Ancak buna karşın Khalid, değil iktidarı bırakmak, aksine saraya askeri birlikler konuşlandırmaya başlamış. Saray yakınına konuşlandırdığı silah ve toplardan büyük çoğunluğu, Zanzibar’a İngiltere tarafından verilen dostluk nişanesi hediyelermiş.

25 Ağustos tarihi itibariyle, Khalid yaklaşık 3000 kişi, birkaç top ve 1 Kraliyet Yatı’nından oluşan kuvvetlerini muharebeye hazır halde tutuyormuş. Diğer tarafta İngiltere ise HMS Philomel ve HMS Rush adlarındaki savaş gemilerini limana demirli vaziyette tutuyor, askeri birliklerinin neredeyse tamamını konsolosluklarını korumakla görevlendirerek, civarda bulunan İngiliz Donanması’na ait diğer gemilerden destek istemiş. Aynı akşam HMS Sparrow gemisi de limana ulaşmış. (HMS: Her Majesty’s Ship anlamına geliyor, Kraliçe’nin Gemisi)

Basil Cave, bir yandan da kendi hükümetinden, olası bir durumda askeri müdahale yapabilmek için izin almaya çalışıyor, telgraflar karşılıklı gidip geliyormuş. Ertesi gün 2 İngiliz gemisi daha limana ulaşmış: HMS Racoon ve HMS St. George.

26 Ağustos tarihinde, İngiltere Khalid’i son kez uyararak, ertesi gün saat 09:00’a kadar sarayı terk etmesini istemiş. Cevap ertesi gün sabah saat 08:00’de gelmiş: “Bayrağımızı indirtmek gibi bir niyetimiz yok, ayrıca bize ateş açacağınıza da inanmıyoruz.”. Buna Cave’in cevabı şu olmuş: “Size ateş açmak gibi bir arzumuz yok fakat size söylenileni yapmazsanız elbette ki bunun da bir sonucu olacaktır.”

Bu Cave ve Khalid arasında geçen son diyalog olmuş. İngilizler 09:00’da saldırıya geçmeleri emrini almışlar ve saat 09:02’de ilk bombardıman başlamış. Bombardımanın başlamasından kısa süre sonra saray yıkılmaya, civardaki ahşap yapılar bir bir çökmeye başlamış. Saat 09:40’ta ateş durmuş, saraydaki bayrak inmiş ve savaş resmen sona ermiş. Khalid’in bombardıman başladığında, sarayı bir arka kapıdan terk ettiği söyleniyor.


Bu 38 dakika içerisinde yaklaşık 500 Zanzibar askeri şehit olmuş. Buna karşın bir İngiliz askeri de yaralanmış.

Bu olaylar neticesinde, İngiltere, Zanzibar’ın başına kendi destekçisi Sultan Hamud’u getirmiş. Saraydan kaçan Khalid ilk olarak Alman konsolosluğuna sığınmış. İngiltere’nin iade taleplerine karşın, Alman kuvvetleri tarafından kaçırılarak Tanzanya’ya getirilmiş. 1916 yılında İngiltere, Doğu Afrika’yı işgal ettiğinde Khalid’i de yakalamışlar. Khalid cezasının ifası için Saint Helena’ya getirilmiş. Serbest kaldıktan sonra tekrar memleketine dönebilmiş fakat çok da ömrü kalmadığından, 1927 yılında hayata gözlerini yummuş.

Kendi kuzenini öldürüp tahta geçtiği iddiasını bir tarafa bırakarak konuşuyorum: Tüm olayı okudum, İngiltere, sen haksızsın. Sana laflar hazırladım.

Ne işin var taa Zanzibar’da,
Gidip otursana kendi adanda,
Güneş batsa ne olur, ne olur batmasa,
Senin o zalim imparatorluğunda…

Not: Bir zamanlar İngiliz egemenliği altında olup da daha sonra bağımsızlığını kazanan ülke sayısı 61’dir.

Yorum yazmak için giriş yapın.
Giriş Yap